İBRA / KIDEM TAZMİNATI / İŞÇİ AVUKATI / TEMYİZ

T.C.

YARGITAY

Hukuk Genel Kurulu

E:2006/9-82

K:2006/118

T: 29.03.2006

 

İBRA

KIDEM TAZMİNATI

İŞÇİ AVUKATI / TEMYİZ

ÖZET: İbra, alacak ve borcu doğrudan doğruya ve kesin olarak ortadan kaldırır. Tam ibrada borcun tamamı, kısmi ibrada ise borcun ibra edilen kısmı sona erer.

Somut olayla ilgili olarak, dosyada bulunan öde­me belgesinden, miktarları belirtilerek kıdem tazminatı ve izin ücretinin ödendiği görülmektedir. Anılan bu iki kalem alacak yönünden, düzenlenen ibranamenin makbuz hük­münde bulunması karşısında, bakiye alacağın istenebilece­ği kabul edilmelidir.

Bu nedenlerle ibranameye itibar edilerek, fazla çalışma ve bayram, genel tatil ücretleri ile anılan istekle­rin, günlük yüzde beş fazlası yönünden ödemeye yönelik ta­leplerin reddine karar vermek gerekir.

5953 s. BASIN MESLEĞİNDE ÇALIŞANLARLA ÇALIŞTIRANLAR ARASIN… [Madde 14]

Taraflar arasındaki “alacak” davasından dolayı yapılan yargılama sonun­da; (Ankara Dördüncü İş Mahkemesi)nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 01.03.2005 gün ve 2003/1242-2005/95 sayılı kararın incelenmesi ta­raflar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay Dokuzuncu Hukuk Daire­sinin 04.10.2005 gün ve 2005/12538-32322 sayılı ilamı ile,

(…1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm temyiz itirazları ile davalının aşağıda­ki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Davacı işçi, davalıya ait işyerinde haber müdürü olarak 5953 sayılı Ya­saya tabi gazeteci sıfatıyla çalışmıştır, iş sözleşmesinin feshinden sonraki bir tarihte imzalanan ibranamede, fazla çalışma ile bayram genel tatil ücretleri­nin ödendiği, izin hakkının da bulunmadığı ifade edilmiştir. Davacının konumu itibarıyla söz konusu ibraname içeriğini bilebilecek durumda olduğu ve anılan ibraname ile bağlı bulunduğunun kabulü gerekir. Böyle olunca dava­cının fazla çalışma ile bayram ve genel tatili ücretlerine hak kazanması müm­kün değildir. Anılan isteklerin günlük yüzde beş fazlası yönünden talebin de reddi gerekir. İbraname izin hakkı yönünden de yazılı belge niteliğinde oldu­ğundan anılan isteğin de reddine karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir…) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Temyiz eden: Davalı vekili

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görü­şüldü:

Dava, bir kısım işçilik hak ve alacakları ile Basın İş Kanunu hükümleri uyarınca günlük % 5 fazlası ile ödeme istemine ilişkindir.

Yerel mahkemece; fark kıdem tazminatı, fazla mesai alacağı, ulusal bay­ram ve genel tatil çalışma ücreti, yıllık ücretli izin alacağı ile fazla mesai, ulu­sal bayram ve genel tatil ücretinin süresinde ödenmemesi nedeniyle 5953 sayılı Basın iş Kanunu’ndan kaynaklanan % 5 fazlalık alacağının tahsiline, ihbar tazminatı ile ilgili talebinin ve davalı-karşı davacının açmış olduğu kar­şı davasının reddine karar verilmiştir.

1-ibra sözleşmesi, iş hukukunda geniş bir uygulama alanına sahip olma­sına, işçinin iş sözleşmesinden doğan tazminat ve diğer işçilik haklarının so­na erdirmesine ve İsviçre Borçlar Kanunu’nun 115. maddesinde düzenlen­miş bulunmasına karşın, Türk Borçlar Kanunu’nda yer almamış, İş Kanunla­rında da bir düzenleme öngörülmemiştir.

İbra, alacak ve borcu doğrudan doğruya ve kesin olarak ortadan kaldırır. Tam ibrada borcun tamamı, kısmi ibrada ise borcun ibra edilen kısmı sona erer. Bunun sonunda borçlu da borcundan kısmen ya da tamamen kurtulur. (Fikret Eren. Borçlar Hukuku 8. Baskı, s. 1222/1223).

İbraname yanında ödeme belgelerinin de bulunması durumunda, ödeme belgelerinde yazılı alacak kalemleri yönünden ibraname makbuz hükmünde sayılarak, bakiye miktarın istenebileceği kabul edilmeli, miktar içermeyen ve hakların tamamen ödendiğine, hiçbir alacağın bulunmadığına ilişkin kalem­ler yönünden ise ibra belgesi geçerli sayılmalıdır.

Dosyada bulunan ödeme belgesinden, miktarları belirtilerek kıdem taz­minatı ve izin ücreti ödemesinde bulunulduğu görülmektedir. Anılan bu iki kalem alacak yönünden düzenlenen ibranamenin makbuz hükmünde bulun­ması karşısında, bakiye alacağın istenebileceği kabul edilmelidir.

Belirtilen nedenlerle, ibranamenin, izin ücreti yönünden hakkı ortadan kaldırmadığı yönündeki yerel mahkemenin direnme kararı isabetlidir.

2-Altındaki imzası kabul edilen, zor ve hile ile alındığı kanıtlanamayan ib­ranamede davacı, “işten çıkış tarihine kadar doğmuş ve işlenmiş cümle kı­dem tazminatı, fazla mesai, hafta tatili, bayram tatili, yıllık ücretli izin hakla­rını tamamen almış bulunduğunu” bildirmektedir. İbraname ile davacı, öde­me belgesi bulunmayan (kıdem tazminatı ve izin ücreti dışındaki) alacak ka­lemleri yönünden davalıyı tam anlamıyla ibra etmiş ve herhangi bir alacağı bulunmadığını ihtirazı kayıt öne sürmeden açıklamış ve imzalamıştır.

Kaldı ki, taraflar arasında imzalanmış olan hizmet sözleşmesinin 3/b maddesinde;”Her ay imzalanacak aylık istihkak bordrosuna hiçbir kaydi ih­tirazı dermeyan etmeksizin imza atılmış olması o ay bordroda yazılı miktar­da fazla ücret alacak ve fazla mesai yapılmadığının kabulü anlamına gele­cektir” hükmü yer almakta olup, somut uyuşmazlıkta ibranamenin çelişkili bulunduğundan da söz edilemez.

Anılan nedenlerle, ibranameye itibar edilerek fazla çalışma ve bayram, genel tatil ücretleri ile anılan isteklerin günlük yüzde beş fazlası yününden ödeme isteklerinin reddine karar vermek gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Belirtilen bu nedenle direnme kararı bozulma­lıdır.

Sonuç: 1- (1) numaralı bentte belirtilen nedenlerden dolayı davalı ve­kilinin ücretli izin alacağına ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kara­rının buna ilişkin bölümünün (ONANMASINA),

2- (2) numaralı bentte belirtilen nedenlerden dolayı davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının HUMK.nun 429. maddesi gereğince (BOZULMASINA), istek halinde bakiye iade harcının geri veril­mesine, 29.03.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.


Konu İle İlgili Benzer Sorular:




Yazan: